Search on this blog

Search on this blog

+90 531 986 70 26

Zihin Anlamadan Önce Bedenin Bildiği Anlar:

Duyumlara Güvenmeyi Öğrenmek

Beden, her zaman zihin anlamadan önce konuşur.

Düşünce oluşmadan önce duyum vardır.
Mantık devreye girmeden önce beden bilir.

Ama çoğumuz bu bilgeliği bastırmayı öğrendik.

Hissedeceğimize analiz ederiz.
Dinleyeceğimize zorlarız.
Sinyalleri geçeriz.

Ve böylece en güvenilir rehberlerden biriyle bağımız kopar.

Beden Duygusal Değil — Zekidir

Beden yalan söylemez.
Abartmaz.
Manipüle etmez.

Şu yollarla konuşur:
• genişleme
• daralma
• sıcaklık
• ağırlık
• gerginlik
• rahatlama

Bunlar bilgidir.

Göğüsteki sıkışma bilgidir.
Midede ağırlık bilgidir.
Ani bir sakinlik bilgidir.

Bedene güvenmek, doğuştan bildiğin bir dili hatırlamaktır.

Duygu ve Sezgi Arasındaki Fark

Her duyum sezgi değildir. Bazıları geçmiş deneyimlerin yankısıdır.

Fark şuradadır:

• Duygu tepkisel ve yüklüdür
• Sezgi sakin ve nettir

Sezgi paniklemez.
Bilgi verir.

Yavaşladığında fark netleşir.

Beden Bilgeliğinden Neden Koparız?

Çünkü:

• Duygularımız küçümsendi
• Hayatta kalma modunda yaşadık
• Sınırlarımız ihlal edildi
• Hassasiyetimiz anlaşılmadı

Beden kendini kapattı.

İyileşme, bedende yeniden güven yaratmakla başlar.

Bedenle Yeniden Bağ Kurma Pratiği

Günde bir kez:

• Sessizce otur
• Elini alt karnına koy
• Sor: “Bilmem gereken ne var?”
• Kelime değil, duyum dinle
• İlk cevaba güven

Beden sessiz konuşur… fakat tutarlıdır.

Son Düşünce

Bedenin seni hep yönlendirdi. Hiç susmadı.

Soru şu değil:
Beden biliyor mu?

Biliyor.

Soru şu:
Dinlemeye hazır mısın?