Ruhsal ve Pratik Bir Rehber
Herkesin ruhsal yolculuğunda bir an gelir… Sezgiler artık gizemli bir fısıltı olmaktan çıkar ve içsel bir dil haline gelir.
Ne yüksek, ne baskıcı, ne de zorlayıcı… ama kesinlikle sana ait.
Birçok danışanım aynı cümleyle geliyor:
“Sezgilerimi duymak istiyorum fakat net duyamıyorum.”
Gerçek şu ki… sezgilerin hiç susmadı. Sadece nasıl dinleyeceğini kimse sana öğretmedi.
Mantığı ve hızı yücelten bir dünyada sezgilerin sesi narin, yumuşaktır ve çoğu zaman korku, koşullanma ve zihinsel gürültünün gölgesinde kalır.
Bu yazıda seni sezgisel netliğe götüreceğim.
İç sesin daha belirgin, daha güvenilir ve daha tanıdık olacak.
Sezginin Doğasını Anlamak
Sezgi bir düşünce, bir duygu, bir inanç değildir.
Sezgi, ruhundan akan enerjik zekâdır.
Sorun şu:
Çoğu insan sezgiyi zihin üzerinden duymaya çalışır.
Oysa sezgi zihnin diliyle konuşmaz.
Zihin:
– analiz eder
– karşılaştırır
– sorgular
– olumsuz senaryolar üretir
Sezgi ise:
– hafif dürtmeler
– enerji sinyalleri
– hafiflik veya ağırlık hissi
– anlık açıklık
– genişleme hissi
– simgesel imgeler
– derin bir içsel bilme
Sezgiyi net duyamamanın sebeplerinden biri, onu yanlış kanaldan almaya çalışmandır.
Beden Sezginin İlk Çevirmenidir
Ruhun enerjinle konuşur, enerjin de bedeninle.
Bu yüzden sezgisel sinyaller bedende hissedilir:
– göğüste açılma
– bedende hafiflik
– tüylerin diken diken olması
– ellerde veya kalpte sıcaklık
– hafifçe ileri çekilme hissi
– ya da doğru olmayan bir durumdaysa ağırlık, sıkışma, huzursuzluk
Beden sezgiye hiç yalan söylemez.
Çünkü enerjik gerçeğe anında tepki verir.
Basit evet/hayır sorularıyla bedenini dinlemek zamanla sezgisel pusulanı güçlendirir.
Sezgi Çaba Değil, Alan İster
Sezgiyi “zorlayamazsın”. Sadece izin verebilirsin.
Fırtınanın içinde yumuşak bir melodiyi duymaya çalışmak gibidir. Melodi hep oradadır ama ortam çok gürültülüdür.
Sezgiyi yükselten şeyler:
Yavaşlamak
Sessizlik
Zihinsel dağınıklığı azaltmak
Köklenmiş, sakin bir enerji
İçsel alan açtığında ruhun konuşacak bir kanal bulur.
Korkunun Sesini Ayırmak
Sezgiyi bozan en büyük şey korkudur. Korku, intüisyon gibi davranarak insanı yanıltabilir.
Ayırt etmek için:
Korku:
– acelecidir
– ağırdır
– kaotiktir
– baskıcıdır
– felaket senaryosu üretir
– enerji düşürür
Sezgi:
– mesaj ciddi bile olsa sakindir
– topraklayıcıdır
– geniştir
– nettir
– yumuşaktır
– kararlıdır
Sezgi asla baskı yapmaz.
Korku her zaman yapar.
Bu farkı bilmek ruhsal dönüşümü değiştirebilir.
Daha İyi Sorular Sor
Sezgi, net sorulara daha net yanıt verir.
“Ne yapmalıyım?” yerine:
“Şu anda benim için en uyumlu olan ne?”
“Ya kötü olursa?” yerine:
“Hangi yol daha sakin ve geniş hissettiriyor?”
Soru kalitesi, cevap kalitesini belirler.
Günlük Küçük Sezgisel Anlardan Başla
Birçok kişi sezgiyi devasa mesajlar olarak beklediği için gelişim zorlaşır.
Oysa sezgi şu anlarda güçlenir:
– Dinlenmeli miyim yoksa devam mı etmeliyim?
– Hangi yiyecek bana iyi gelir?
– Yürürken hangi yön daha doğru hissettiriyor?
– Bu kişi enerjime uygun mu?
Küçük sezgisel kaslar büyük sezgisel güveni inşa eder.
Enerjinin Tüm Kanallarıyla Dinlemek
Sezgi sadece tek bir yerden gelmez. Aynı anda birçok kanalda kendini gösterebilir:
– beden
– duygular
– rüyalar
– imgeler
– senkronisiteler
– içsel bilme
– enerji değişimleri
– sembolik mesajlar
Bu çoklu kanalları açtığında sezgi netleşir.
Sezgi Senin En Güvenilir Rehberindir
Sezgi, özel insanlara ait bir yetenek değil senin doğuştan hakkındır.
Ruhunun sesi, seni her zaman en uyumlu olana yönlendirir.
Onu dinlemeyi öğrendiğinde hayat daha açık, daha yumuşak ve çok daha anlamlı olur.
Ve unutma:
Sezgi dışarıda bir şey değildir.